
İkinci El Klasik Mobilya Alanlar: Değerli Ürünleriniz İçin Profesyonel Çözüm
Emek Spot Ürünleri olarak, ikinci el klasik mobilya alımında uzmanlaşmış bir firma olarak, değerli antika ve klasik mobilyalarınızı en adil fiyatlarla satın alıyoruz. Tarihi değeri olan mobilyalarınızı değerlendirmek için profesyonel ekibimizle hizmetinizdeyiz. Klasik mobilyalar sadece işlevsel eşyalar değil, aynı zamanda geçmiş dönemlerin sanatsal ve kültürel mirasının somut ifadeleridir. Her bir parça, ait olduğu dönemin estetik anlayışını, teknolojik imkanlarını ve sosyal değerlerini yansıtır. Bu nedenle, klasik mobilyaların korunması ve değerlendirilmesi son derece önemlidir.
Firmamız, uzman ekibiyle birlikte, Barok’tan Avangart’a kadar uzanan geniş bir stil yelpazesinde ikinci el klasik mobilya alımı gerçekleştirmektedir. Bu süreçte, mobilyalarınızın tarihi değerini, işçilik kalitesini ve estetik özelliklerini titizlikle değerlendiriyor, size en adil fiyat teklifini sunuyoruz. Amacımız, sadece ticari bir alım-satım ilişkisi kurmak değil, aynı zamanda kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunmaktır.
İkinci El Klasik Mobilya Alım Sürecimiz: Profesyonel ve Şeffaf Yaklaşım
Firmamız, ikinci el klasik mobilya alımını şeffaf ve güvenilir bir süreçle gerçekleştirmektedir. Size en iyi hizmeti sunabilmek için aşağıdaki adımları takip ediyoruz. Bu süreç, hem müşterilerimizin haklarını korumak hem de mobilyaların gerçek değerini belirlemek için tasarlanmıştır. Her aşamada açık iletişim ve profesyonel yaklaşım ilkelerimiz doğrultusunda hareket ediyoruz.
1. Ön Değerlendirme ve İlk İletişim
İkinci el klasik mobilya alımı sürecimizin ilk aşamasında, müşterilerimizden mobilya fotoğrafları ve temel bilgileri alıyoruz. Bu bilgiler arasında mobilyanın ölçüleri, tahmini yaşı, malzemesi, genel durumu ve varsa bilinen tarihsel geçmişi yer alıyor. Fotoğrafların farklı açılardan ve detaylı çekilmiş olması, ön değerlendirmenin doğru yapılabilmesi açısından önemlidir. Bu aşamada mobilyanın stili, dönemi ve genel durumu hakkında ilk izlenim ediniyoruz. Ön değerlendirme, hem zaman kaybını önlemek hem de müşterilerimize ön bilgi verebilmek için tasarlanmıştır. Bu aşamada, mobilyanın hangi stile ait olduğunu, hangi dönemden geldiğini ve ne tür bir değerlendirmeye tabi tutulacağını belirliyoruz.
Ön değerlendirme sırasında dikkat ettiğimiz temel kriterler şunlardır: Mobilyanın genel tasarım dili, kullanılan süsleme teknikleri, ayak ve kolçak gibi detayların formu, kullanılan ahşap türü ve işçilik kalitesi. Bu ilk inceleme, mobilyanın orijinalliği ve restorasyon geçmişi hakkında da bize fikir verir. Ön değerlendirme sonucunda, mobilyanın değerli olup olmadığını, detaylı incelemeye değer bulup bulmadığımızı belirleriz. Bu aşamada olumlu sonuç alırsak, ikinci adım olan yerinde incelemeye geçiyoruz.
2. Yerinde İnceleme ve Detaylı Analiz
Uzman ekibimiz, ön değerlendirmeyi geçen mobilyalar için yerinde inceleme yapar. Bu aşamada mobilyayı bizzat görür, dokunur ve her detayını inceleriz. Orijinalliğini, stilini, dönemini ve durumunu değerlendiririz. Ahşap kalitesi, işçilik detayları ve restorasyon ihtiyacını analiz ederiz. Yerinde inceleme sırasında, mobilyanın iç ve dış yapısını, birleşim noktalarını, orijinal vernik veya cilasını, varsa tamir izlerini dikkatle kontrol ederiz. Bu inceleme, mobilyanın gerçek değerini belirlemek için en kritik aşamalardan biridir.
Yerinde inceleme sırasında kullandığımız özel ekipmanlar ve teknikler sayesinde, mobilyanın görünmeyen özelliklerini de değerlendirebiliyoruz. Örneğin, ultraviyole ışık altında yapılan incelemeler, mobilyanın üzerindeki orijinal olmayan boya veya cilaları ortaya çıkarabilir. Benzer şekilde, ahşap nem ölçerlerle mobilyanın nem içeriğini kontrol eder, bu da mobilyanın sağlıklı durumda olup olmadığını gösterir. Yerinde inceleme sırasında ayrıca mobilyanın ölçülerini alır, farklı açılardan fotoğraflarını çekeriz. Bu detaylı analiz, mobilyanın gerçek değerinin belirlenmesinde bize kesin veriler sunar.
3. Değer Analizi ve Piyasa Araştırması
Piyasa araştırması, benzer ürün fiyatları, mobilyanın tarihi ve sanatsal değeri dikkate alınarak adil bir fiyat belirlenir. Antika piyasasındaki güncel değerleri takip ederek en doğru teklifi sunarız. Değer analizi sırasında, mobilyanın nadirliği, işçilik kalitesi, korunma durumu, ait olduğu dönemin önemi ve benzer örneklerin piyasa değeri gibi faktörleri göz önünde bulunduruyoruz. Bu analiz, ulusal ve uluslararası antika piyasalarındaki trendleri takip eden uzmanlarımız tarafından yapılır.
Değer analizinde dikkate aldığımız bir diğer önemli faktör de mobilyanın “provenance” yani köken bilgisidir. Mobilyanın daha önce kimlere ait olduğu, hangi koleksiyonlarda yer aldığı, belgelenmiş bir geçmişi olup olmadığı, değerini önemli ölçüde etkiler. Özellikle ünlü bir tasarımcıya, marangoza veya belirli bir tarihi şahsiyete ait mobilyalar, daha yüksek değere sahip olurlar. Değer analizi sonucunda, mobilyanın hem bugünkü piyasa değerini hem de gelecekteki potansiyel değer artışını göz önünde bulundurarak bir fiyat belirliyoruz. Bu analiz, hem müşterilerimizin haklarını korumak hem de mobilyanın gerçek değerini yansıtmak için son derece titiz bir şekilde yapılır.
4. Teklif Sunma ve Açıklama
Müşterimize şeffaf ve adil bir alım teklifi sunarız. Teklifimizde mobilyanın tüm özelliklerini ve değerlendirme kriterlerimizi açıklarız. Teklif sunma aşamasında, değer analizinde elde ettiğimiz tüm verileri müşterilerimizle paylaşıyoruz. Mobilyanın güçlü yanlarını, varsa eksikliklerini veya restorasyon ihtiyaçlarını, benzer örneklerin piyasa değerlerini ve nihai teklifimizin nasıl belirlendiğini detaylı bir şekilde açıklıyoruz. Bu şeffaf yaklaşım, müşterilerimizin güvenini kazanmamızı ve uzun vadeli ilişkiler kurmamızı sağlıyor.
Teklif sunarken, mobilyanın farklı değerlendirme kriterlerine göre nasıl puanlandığını gösteren bir değerlendirme raporu da hazırlıyoruz. Bu raporda, mobilyanın orijinallik derecesi, işçilik kalitesi, malzeme değeri, estetik özellikleri ve tarihsel önemi gibi faktörler ayrı ayrı değerlendiriliyor. Her bir kriter için verdiğimiz puanlar ve bu puanların toplam değere nasıl yansıdığı açıkça belirtiliyor. Bu detaylı raporlama sistemi, müşterilerimizin mobilyalarının değeri konusunda net bir fikir edinmelerini sağlıyor. Teklifimizi sunduktan sonra, müşterilerimizin sorularını cevaplamak ve gerekirse ek bilgi sağlamak için her zaman hazırız.
5. Alım ve Profesyonel Nakliye
Anlaşma sağlandığında, mobilyayı özenle paketleyip nakliyesini üstleniriz. Profesyonel ekipmanlarımızla mobilyalarınıza zarar gelmeden taşınmasını sağlarız. Nakliye işlemi, klasik mobilyaların hassasiyeti göz önünde bulundurularak özel olarak planlanır. Her mobilya, şekline ve boyutuna uygun özel ambalaj malzemeleri kullanılarak paketlenir. Kırılgan parçalar köpük veya özel koruyucu malzemelerle desteklenir, ahşap yüzeyler çizilmelere karşı korunur.
Nakliye ekibimiz, antika ve klasik mobilya taşıma konusunda eğitimli personelden oluşur. Taşıma sırasında, mobilyaların uygun şekilde tutulması, yüklenmesi ve indirilmesi konusunda özen gösterilir. Araçlarımızda, mobilyaların sabitlenmesi için özel sistemler bulunur. Ayrıca, iklim kontrollü araçlarımız sayesinde, mobilyalar nem ve sıcaklık değişimlerinden korunur. Nakliye sırasında oluşabilecek her türlü riske karşı sigortalı taşıma hizmeti sunuyoruz. Bu sayede, mobilyalarınızın güvenli bir şekilde bize ulaşmasını garanti altına alıyoruz.
6. Anında Ödeme ve Sürecin Tamamlanması
Müşterimiz tercih ettiği ödeme yöntemiyle anında ödemesini alır. Nakit, banka transferi veya tercih ettiğiniz diğer yöntemlerle ödeme yaparız. Ödeme işlemi, mobilya teslim alındıktan ve son kontroller yapıldıktan hemen sonra gerçekleştirilir. Müşterilerimizin tercih ettiği ödeme yöntemine saygı duyar, bu konuda esnek davranırız. Ödeme sırasında, alım işlemini belgeleyen resmi bir fatura veya makbuz düzenleriz. Bu belge, hem vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesi hem de mobilyanın mülkiyet değişiminin resmi olarak kayıt altına alınması açısından önemlidir.
Ödeme işlemi tamamlandıktan sonra, müşterilerimize teşekkür eder ve gelecekteki işlemler için iletişim bilgilerimizi paylaşırız. Ayrıca, mobilyanın korunması ve bakımı konusunda tavsiyelerde bulunuruz. Bu tavsiyeler arasında, mobilyanın uygun şekilde temizlenmesi, doğrudan güneş ışığından ve nemden korunması, periyodik bakımlarının yapılması gibi konular yer alır. Sürecin tamamlanmasıyla birlikte, müşterilerimiz mobilyalarının değerli ellerde olduğundan emin olurlar ve biz de kültürel mirasın korunmasına katkıda bulunmanın gururunu yaşarız.
Alanında Uzmanlaştığımız Klasik Mobilya Stilleri: Tarihin İzinde Bir Yolculuk
Aşağıda, alımını gerçekleştirdiğimiz başlıca klasik mobilya stillerini detaylı bir şekilde bulabilirsiniz. Her stil, kendi döneminin estetik anlayışını, teknolojik imkanlarını ve sosyo-kültürel bağlamını yansıtır. Bu stilleri anlamak, mobilyalarınızın değerini daha iyi kavramanıza yardımcı olacaktır. Klasik mobilya stilleri, genellikle belirli tarihsel dönemlerde ortaya çıkmış, o dönemin sanatsal akımlarından, teknolojik gelişmelerinden ve toplumsal değişimlerinden etkilenmiştir. Bu nedenle, her bir stil sadece mobilya tasarımı değil, aynı zamanda tarihsel bir belge niteliği taşır.
Barok Stili: 17. Yüzyılın İhtişamı
Barok stili, 17. yüzyılda Avrupa’da ortaya çıkmış ve özellikle Katolik Kilisesi’nin gücünü ve ihtişamını vurgulamak amacıyla geliştirilmiştir. Bu stil, dini ve siyasi gücün görkemli temsili olarak doğmuştur. Barok mobilyalar, kıvrımlı hatları, abartılı süslemeleri ve teatral duruşlarıyla hemen tanınır. Altın varak kaplamalar, oymalı melek figürleri, akantus yaprağı motifleri ve masif görünüm bu stilin karakteristik özelliklerindendir.
Barok mobilyalar genellikle ceviz, meşe ve abanoz gibi değerli ahşaplardan üretilmiştir. Özellikle İtalyan, Fransız ve İspanyol Barok’u arasında stil farklılıkları görülür. İtalyan Barok’u daha heykelsi formlara sahipken, Fransız Barok’u daha kontrollü ve simetriktir. Barok mobilyalarda sıklıkla kullanılan teknikler arasında oyma, kakma (marküteri) ve varak kaplama sayılabilir. Bu dönemde, özellikle dolap, konsol masa ve büyük sandalyeler öne çıkan parçalardır. Barok stilindeki ikinci el mobilyalar, koleksiyoncular ve tarihe değer verenler için son derece değerlidir.
Rokoko Stili: Zarafetin Zaferi
Rokoko stili, Barok’un ağır ve ciddi havasına tepki olarak 18. yüzyılda doğan, daha hafif, daha oyuncu ve daha romantik bir estetik sunar. “Rocaille” (kabuk işi) ve “camaieu” (pastel renkler) terimlerinden türeyen bu stil, asimetrik formları, doğadan ilham alan motifleri ve neşeli karakteriyle bilinir. Rokoko, özellikle Fransa’da XV. Louis döneminde gelişmiş ve daha sonra tüm Avrupa’ya yayılmıştır.
Rokoko mobilyaların belirleyici özellikleri arasında asimetrik tasarımlar, kıvrımlı çizgiler, kabuk, deniz yosunu ve çiçek motifleri, pastel renk paleti, ince ve zarif ayaklar sayılabilir. Barok’tan farklı olarak, Rokoko mobilyalar daha küçük ve kişisel ölçeklidir, ev içi kullanıma daha uygundur. Bu dönemde, özellikle “fauteuil” (kolçaklı sandalye) ve “bergère” (derin koltuk) gibi rahat oturma parçaları popüler hale gelmiştir. Marküteri (kakma) işçiliği bu dönemde zirveye ulaşmıştır. Rokoko stilindeki ikinci el mobilyalar, zarafet arayanlar ve tarihi değeri olan incelikli parçalara ilgi duyanlar için ideal seçeneklerdir.
Neoklasik Stili: Antikitenin Yeniden Keşfi
Neoklasik stili, 18. yüzyılın ikinci yarısında, Rokoko’nun aşırı süslemeciliğine tepki olarak ortaya çıkan, Antik Yunan ve Roma sanatının sadeliğine, simetrisine ve orantılı formlarına dönüşü temsil eder. Arkeolojik keşiflerin etkisiyle gelişen bu stil, aklın ve düzenin sanata yansımasıdır. Neoklasizm, Aydınlanma Çağı’nın rasyonalist düşüncesiyle uyumlu bir şekilde gelişmiştir.
Neoklasik mobilyaların temel özellikleri arasında simetrik ve dengeli formlar, antik mimari öğeler (sütunlar, alınlıklar, frizler), sadelleştirilmiş süslemeler, düz çizgiler ve geometrik formlar yer alır. Mitolojik figürler ve klasik motifler sıklıkla kullanılır. Neoklasik mobilyalarda maun, ceviz ve gül ağacı gibi koyu renkli ahşaplar tercih edilmiştir. Robert Adam, Thomas Sheraton ve George Hepplewhite gibi tasarımcılar bu stilin öncüleridir. Neoklasik stil mobilyalar, sofistike ve zamansız bir estetik arayanlar için idealdir. Bu stildeki parçalar, genellikle daha az süslü ama daha güçlü bir mimari karaktere sahiptir.
Empire Stili: İmparatorluk İhtişamı
Empire stili, Napolyon Bonapart döneminde (1804-1815) Fransa’da gelişen, askeri başarıları ve imparatorluk gücünü yansıtan bir tasarım dilidir. Neoklasik stilin daha katı, daha resmi ve daha görkemli bir yorumu olarak değerlendirilebilir. Empire stili, Napolyon’un iktidarı sırasında Fransız İmparatorluğu’nun gücünü ve prestijini vurgulamak amacıyla geliştirilmiştir.
Empire mobilyaların karakteristik özellikleri arasında masif ve anıtsal formlar, askeri ve zafer sembolleri (kılıçlar, miğferler, kartallar), Mısır motifleri (Napolyon’un Mısır seferinden sonra), kırmızı, yeşil, altın gibi imparatorluk renkleri bulunur. Bronz aplikler ve detaylar sıklıkla kullanılır. Empire mobilyaları genellikle maun ve ceviz gibi koyu renkli ahşaplardan yapılmış, bronz veya pirinç apliklerle süslenmiştir. Bu stildeki mobilyalar, güç ve otorite hissi verir. Empire stilindeki ikinci el mobilyalar, tarihsel önemi ve etkileyici görünümleri nedeniyle yüksek değere sahiptir. Özellikle orijinal Empire parçaları, antika koleksiyoncuları için oldukça değerlidir.
Gotik Stili: Ortaçağ’ın Gizemli Mirası
Gotik stili, 12. yüzyıldan 16. yüzyıla kadar Avrupa’da hüküm süren, öncelikle mimaride kendini gösterdi, ancak mobilya tasarımını da derinden etkiledi. Dini heyecanın ve ilahi arayışın ifadesi olan Gotik mobilyalar, dikey çizgileri, sivri kemerleri ve karmaşık oyma işçiliği ile tanınır. Gotik stil, özellikle kilise ve katedral mimarisinde kendini gösterdikten sonra, sivrilen formları ve dikey vurgularıyla mobilya tasarımına da yansımıştır.
Gotik mobilyaların ayırt edici özellikleri arasında sivri kemerler, dikey vurgular, dini semboller ve figürler, ahşap oyma işçiliği, dört yapraklı yonca, gül pencere gibi motifler sayılabilir. Gotik mobilyalar ağır ve sağlam bir yapıya sahiptir ve genellikle koyu renkli ahşaplar (meşe, ceviz) kullanılarak üretilmiştir. Gotik mobilyalar arasında rahi sandalyeleri, büyük dolap ve sandıklar, uzun masalar öne çıkar. 19. yüzyılda Gotik Revival (Gotik Canlandırmacılığı) akımıyla yeniden popülerlik kazanan bu stil, romantik ve gizemli bir atmosfer yaratır. Gotik stilindeki ikinci el mobilyalar, nadir bulunan ve yüksek koleksiyon değerine sahip parçalardır.
Rönesans Stili: İnsan ve Doğanın Keşfi
Rönesans stili, 14. yüzyıldan 17. yüzyıla kadar İtalya’da başlayıp tüm Avrupa’ya yayılan, klasik antikitenin yeniden keşfi ve insan merkezli bir dünya görüşünün gelişmesiyle karakterize edilir. Rönesans mobilyaları, simetri, oran ve denge ilkelerine dayanır. Bu dönemde, insanı merkeze alan hümanist felsefe, sanat ve tasarımın her alanında olduğu gibi mobilya tasarımında da kendini gösterir.
Rönesans mobilyalarının temel özellikleri arasında simetrik ve orantılı formlar, klasik mimari öğeler (sütunlar, pilasterler, kornişler), mitoloji, tarih ve portre temaları, intarsia (ahşap kakma) ve oyma süslemeler bulunur. Kadife, brokar gibi zengin kumaşlar sıklıkla kullanılmıştır. Rönesans mobilyaları genellikle ceviz, meşe ve sedir gibi ahşaplardan yapılmıştır. İtalyan Rönesansı, Fransız Rönesansı ve İngiliz Rönesansı arasında stil farklılıkları görülür. Bu döneme ait ikinci el mobilyalar, sanatsal değeri ve tarihi önemi nedeniyle yüksek fiyatlara alıcı bulmaktadır. Rönesans mobilyaları, genellikle zengin tüccarlar ve aristokratlar için üretilmiştir ve bu nedenle yüksek işçilik kalitesi ile dikkat çeker.
XIV. Louis Stili: Güneş Kral’ın İhtişamı
XIV. Louis stili, Fransa Kralı XIV. Louis (1643-1715) döneminde gelişen, mutlak monarşinin gücünü ve ihtişamını yansıtır. Barok stilin Fransız yorumu olarak da değerlendirilebilir, ancak daha kontrollü ve düzenli bir yaklaşım sergiler. XIV. Louis, “Güneş Kral” olarak bilinir ve bu unvan, mobilya tasarımında da güneş sembolünün sıkça kullanılmasına neden olmuştur.
XIV. Louis mobilyalarının belirleyici özellikleri arasında simetrik ve dengeli formlar, kraliyet sembolleri (güneş, kartal, L harfi monogramı), bronz veya altın varak aplikler, Boule işçiliği (bakır ve sedef kakma) sayılabilir. Bu mobilyalar masif ve anıtsal bir görünüme sahiptir ve genellikle ipek, kadife ve goblen döşemeler kullanılmıştır. XIV. Louis mobilyalarında genellikle ceviz, meşe ve abanoz gibi değerli ahşaplar kullanılmış, André-Charles Boulle gibi usta marangozlar tarafından üretilmiştir. Bu stil, Versailles Sarayı’nın dekorasyonunda kendini göstermiştir. XIV. Louis stilindeki ikinci el mobilyalar, nadir ve yüksek değerli parçalar arasındadır.
XV. Louis Stili: Rokoko Zarafeti
XV. Louis stili, XIV. Louis’nin torunu XV. Louis (1715-1774) döneminde gelişen, Barok’un resmiyetinden uzaklaşarak Rokoko’nun zarafetini ve rahatlığını benimsemiştir. Daha samimi, daha rahat ve daha dekoratif bir yaklaşım sergiler. XV. Louis dönemi, Fransız mobilya sanatında Rokoko’nun en olgun ifadesini bulduğu dönemdir.
XV. Louis mobilyalarının ayırt edici özellikleri arasında kavisli ve asimetrik formlar, kabuk, çiçek ve kurdela motifleri, ince ve kıvrımlı ayaklar, pastel renkler ve açık ahşap tonları bulunur. Bu stildeki mobilyalar daha küçük ve rahat parçalardır. XV. Louis mobilyalarında ceviz, meşe ve gül ağacı gibi ahşaplar kullanılmıştır. “Fauteuil” (kolçaklı sandalye) ve “bergère” (derin koltuk) gibi rahat oturma parçaları bu dönemde popüler hale gelmiştir. Lak işçiliği ve vernikli yüzeyler de bu dönemde yaygınlaşmıştır. Bu stildeki ikinci el mobilyalar, konfor ve zarafet arayanlar için idealdir. XV. Louis mobilyaları, genellikle daha samimi mekanlar için tasarlandığından, ev ortamına daha uygundur.
XVI. Louis Stili: Neoklasik Dönüşüm
XVI. Louis stili, XVI. Louis (1774-1792) döneminde gelişen, Rokoko’nun aşırı süslemeciliğinden uzaklaşarak Neoklasik etkilere yönelmiştir. Daha düz çizgiler, daha sade formlar ve antik motifler bu dönemde öne çıkmıştır. XVI. Louis dönemi, Fransız Devrimi’ne kadar süren ve Fransız mobilya sanatının son görkemli evresidir.
XVI. Louis mobilyalarının temel özellikleri arasında düz çizgiler ve geometrik formlar, antik Yunan ve Roma motifleri, dikey ve yivli ayaklar, ince marangozluk işçiliği bulunur. Pastel renkler ve açık ahşap tonları tercih edilmiş, süslemeler sadelleştirilmiştir. XVI. Louis mobilyalarında maun, gül ağacı ve akçaağaç gibi ahşaplar kullanılmıştır. Marie Antoinette’nin kişisel tercihleri bu stilin gelişiminde etkili olmuştur. XVI. Louis stilindeki ikinci el mobilyalar, zarif ve dengeli tasarımları nedeniyle yüksek değere sahiptir. Bu dönem mobilyaları, genellikle daha hafif ve zarif bir görünüme sahiptir ve Rokoko’nun aşırı süslemeciliğinden uzaklaşmıştır.
Chippendale Stili: İngiliz Ustanın Mirası
Chippendale stili, 18. yüzyıl İngiliz mobilya tasarımcısı Thomas Chippendale’ın adını taşıyan, İngiliz mobilya tarihinin en önemli stillerinden biridir. Chippendale’ın 1754’te yayınladığı “The Gentleman and Cabinet-Maker’s Director” adlı kitabı, bu stilin yaygınlaşmasında etkili olmuştur. Chippendale stili, İngiliz mobilya tasarımında bir dönüm noktası oluşturur.
Chippendale mobilyalarının karakteristik özellikleri arasında Gotik, Çin ve Rokoko etkilerinin sentezi, kafes işi ve fretwork (oyma delik işi), kabarık ayaklar ve kıvrımlı formlar, zengin oyma işçiliği sayılabilir. Maun ve ceviz gibi koyu renkli ahşaplar sıklıkla kullanılmıştır. Şövalye sırtlı sandalyeler bu stilin tipik örneklerindendir. Chippendale stilinde özellikle sandalyeler, masalar ve komodinler öne çıkar. Bu stil, İngiliz koloni dönemi mobilyalarını derinden etkilemiştir. Chippendale stilindeki ikinci el mobilyalar, koleksiyoncular ve İngiliz antikalarına ilgi duyanlar için son derece değerlidir.
Sheraton Stili: Zarafet ve İncelik
Sheraton stili, 18. yüzyılın sonlarında İngiliz tasarımcı Thomas Sheraton’ın adını taşıyan, Neoklasik etkiler taşıyan zarif ve ince bir tasarım dilidir. Sheraton’ın 1791-1794 yılları arasında yayınladığı “The Cabinet-Maker and Upholsterer’s Drawing Book” adlı çalışması bu stilin temel kaynağıdır. Sheraton stili, Hepplewhite stilinden daha keskin hatlara ve daha geometrik formlara sahiptir.
Sheraton mobilyalarının belirleyici özellikleri arasında ince ve zarif çizgiler, düz ve dikey formlar, kare veya dikey yivli ayaklar, sadık ve dantel gibi ince süslemeler bulunur. Açık renkli ahşaplar (akçaağaç, saten ağacı) tercih edilmiş, mobilyalar küçük ölçekli ve fonksiyonel olarak tasarlanmıştır. Sheraton mobilyaları genellikle yazı masaları, çalışma masaları, kitaplıklar ve küçük masalar şeklinde karşımıza çıkar. Sheraton stilindeki ikinci el mobilyalar, zarafet ve incelik arayanlar için ideal seçeneklerdir. Bu stildeki parçalar, genellikle daha hafif ve daha az masif görünüme sahiptir.
Avangart Mobilya: Modernitenin Sınırlarını Zorlayan Tasarımlar
Avangart mobilya, 20. yüzyılda ortaya çıkan, geleneksel formları ve malzemeleri reddederek, yenilikçi, deneysel ve bazen de şok edici tasarımlar sunar. Bauhaus, Art Deco, Modernizm, Postmodernizm ve çağdaş tasarım akımlarını kapsayan geniş bir yelpazeyi temsil eder. Avangart mobilya, sanat ve tasarım arasındaki sınırları bulanıklaştırmıştır.
Avangart mobilyaların ayırt edici özellikleri arasında geleneksel olmayan formlar ve malzemeler, sadelik ve fonksiyonellik vurgusu, endüstriyel malzemeler (çelik, cam, plastik), soyut geometrik formlar sayılabilir. Renk ve doku denemeleri, kavramsal ve düşündürücü tasarımlar da bu stilin karakteristik özelliklerindendir. Avangart mobilya tasarımcıları arasında Le Corbusier, Marcel Breuer, Ludwig Mies van der Rohe, Eileen Gray, Charles and Ray Eames, Philippe Starck gibi isimler yer alır. Bu stil, mobilyayı salt işlevsel bir nesne olmaktan çıkarıp, sanatsal ifade aracı haline getirir. Avangart mobilyalar, özellikle imzalı ve sınırlı üretim parçalar, yüksek koleksiyon değerine sahiptir.
İletişim Bilgilerimiz
Telefon: 0537 672 42 76
WhatsApp: 0537 672 42 76
Çalışma Saatleri: Hafta içi 08:00 – 00:00, Cumartesi 09:00 – 21:00
WhatsApp Mesaj: 7/24 mesaj gönderebilirsiniz. En kısa sürede dönüş yapılacaktır.
Değerli Klasik Mobilyalarınızı Satmak İçin Doğru Adres
Elindeki ikinci el klasik mobilyaların değerini bilen, onlara hak ettikleri saygıyı gösteren bir alıcı arıyorsanız, Emek Spot Ürünleri olarak size en adil değerlendirmeyi sunmaya hazırız. Uzman ekibimizle mobilyalarınızı titizlikle inceler, piyasa değerini belirler ve size şeffaf bir teklif sunarız. Tarihi değeri olan mobilyalar, gelecek nesillere aktarılması gereken kültürel miras parçalarıdır ve biz bu mirasın korunmasına katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz.
Klasik mobilyalarınızı satmayı düşünüyorsanız, bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin. Size, mobilyalarınızın gerçek değerini belirlemek ve adil bir alım-satım işlemi gerçekleştirmek için buradayız. Unutmayın, her klasik mobilya bir hikaye anlatır ve bu hikayelerin korunması, hepimizin sorumluluğudur. Emek Spot Ürünleri olarak, bu sorumluluğu ciddiye alıyor ve mobilyalarınızın değerini en doğru şekilde belirlemek için çalışıyoruz.
İletişim için: Telefon: 0537 672 42 76 | WhatsApp: 0537 672 42 76






